|
OKULUN İLK GÜNÜ
Okulun ilk günü, çocukların kafasında daha önceki pek çok ayrılışın tazelenen bir anısıdır. Anneninvücudundanayrılma, sütten kesilme, annenin işe başlaması gibi pek çok ayrılığa ilişkin anılar, bu ayrılıkla suyüzüneçıkar. Bu yüzden de ayrılık karşısındaki tutumların, daha önceki ayrılışlardakitutumlarlarlabenzerlik göstermesine şaşmamalıdır.
Çocuğunuzla bu seferki ayrılışı kolaylaştırmak için birkaç önerim olabilir:
Okulun açılışına birkaç hafta kala çocuğunuza kendi güzel okul anılarınızı anlatabilirsiniz.
Okulun bir tanışma günü varsa bunu kaçırmayın. Eğer böyle bir gün yoksa, çocuğunuzu okul başlamadan bir gün götürüp sınıfın yerini, kantini, tuvaleti, servisi nerede bekleyeceğini vs. gösterin. Mümkünse öğretmeniyle tanıştırın. Hatta onunla biraz sohbet edin.
Bir hafta kala bir takvim hazırlayın; her güne bir kutu olsun. Okulun başlama gününe çocuğunuzun formalı bir fotoğrafını yapıştırın ya da bir okul resmi çizin ve diğer günlere de yapacağınız işleri gösteren (okul alışverişi, parka gitme vs.) çöp adamlı resimler çizin. Günler geçtikçe her bir kutuyu kapatın.
Sürekli okul konusunda bahsetmekten kaçının. Çocuk sizin sürekli onu rahatlatmaya çalıştığınızı düşünürse, gerçekten kaygılanmak gereken bir durum olduğunu sanabilir.
Çocuğunuzun okula başlamasıyla ilgili kendi hislerinizi anlamaya çalışın. Hangi konularda rahatsınız, hangi konularda endişelisiniz. Sizin endişeniz yüksekse bunu çocuğun anlayıp korkması ve size yapışması mümkündür.
Endişelerinizi eşinizle ve arkadaşlarınızla paylaşmaya çalışın.
Çocuğunuzun okula başlamasıyla ilgili duygularınızı üç ayrı kelime ile tarif etmeye çalışın. Bu seçtiğiniz kelimelerin kendi yaşantınızda bir yerlere denk gelip gelmediğini anlamaya çalışın.
Genellikle çocuklar, ilkokuldan önce yuva ve hazırlık sınıflarına gittikleri için ilkokula başlama çok da zor olmayabilir gibi düşünülmektedir. Aslında çocuk için bu başlangıç, gerçek hayata çok daha yakın bir durum olduğu için daha endişe uyandırıcı olabilir. Yuva veya ilkokul başlangıcında okulun prensiplerini de bozmadan bir kaç gün çocuğunuzun yanında kalabilmeye özen gösterin. ‘Zaten benim çocuğum beni aramaz’ diyerek hemen ayrılmayın. Pek çok çocuk ilk günler size el sallayıp, güle oynaya sizi uğurlayıp, sonraki gün veya haftalarda sorun çıkarabilmektedir. Sizden ayrılmakta zorlanan bir çocuğun, sınıfdaki bir yetişkine iyice bağlanması için fırsat yaratmak çok önemlidir. Bu kişi, okuldaki temizlik görevlisi, stajyer öğretmen, hatta kapıdaki görevli bile olabilir.
Eğer çocuğun ayrılma problemi iki haftadan uzun sürüyor ve çocuğu çok hırpalıyorsa bir uzmanla görüşmekte fayda vardır.
İnci Vural Kayaalp
Klinik Psikolog, Pedagog |