Bebek Çocuk ve Genç Sağlığı
 

 

  • TATİLE
    GİDERKEN
  • OKUL BAŞARISINDA
    BESLENMENİN ÖNEMİ
  • ÇOCUĞUNUZ SPOR
    YAPMAYA HAZIRMI ?
  • ÇOCUĞUNUZ İSTEKLİ
    YEMİYORSA

Çocuklarla YAZ TATİLİNE GİDERKEN

Size bu yazımızda çocuklarınızla yaz tatiline çıkarken nelere dikkat etmeniz gerektiği konusunda hem pediyatri otoritelerinin önerilerini hem de hekim –annebaba olarak yaşadığımız kendi deneyimlerimizi esas alarak öneriler veriyoruz.  İyi bir tatil hepimizin hakkı – aman burnumuzdan gelmesin!!!

NASIL İYİ BİR TATİL YAPMALI?

Genellikle rahat yürüyemeyen 0-2 yaşlarındaki çocuklarla düzayak bir yer seçmelisiniz.  Havuz, deniz gibi su kenarına çok da kolay erişemese iyi olur:  havuz kenarında kapıdan-havuza direkt erişimi olan bir odada kalmayın (boğulma tehlikesine karşı!) . 
Bebeklere ve çocuklara uygun bir tatil mekanı olmasına dikkat edin.  Bu otellerde yemekler , eğlenceler, oyun alanları, çocuk bakıcı hizmeti gibi olanakları onlara göre ayarlanmış olur.  Hatta odanıza bir bebek yatağı istediğinizde otel müdüriyeti şok geçirmez!   Bebek hastalanırsa ona uygun diyet, hekim ve bakım bulmanız çok daha kolay olur.   Sadece erişkinlerin ‘kafa dinlemek‘ için gittikleri bir otelde hem siz hem de kafa dinlemek isteyenler rahatsız olabilir.
Otele erişim de önemli.  Genellikle ufak çocuklarla çok duraklı tatiller seçilmemeli, bir noktada kalmak tercih edilmeli.  Merkezi olmayan otele erişim 4 taşıtla yapılacaksa UNUTUN!  Siz en fazla 2 aktarmayla ulaşmak istersiniz.  Yoksa tatil dönüşünde aktarma yorgunluğu nedeniyle derhal tekrar, bu sefer çocuksuz olmak kaydıyla tatile çıkmak istersiniz.  Buraya kadar anlatılanların hepsi denenmiştir!

GÜNEŞ ve Çocuğunuz:

Sıcak ve güneşli günler yaşamaya başladık.  Soğukça geçen bahar aylarından sonra güneş içimizi ıstmaya başladı.  Ancak bize güzel gelen güneşin size, ailenize ve özellikle de bebeğinize zararı olabilir.  Bebeğinizi parka, denize ve hatta arka bahçenize çıkatmadan önce  nelere dikkat etmelisiniz?

CİLT KANSERİ VE GÜNEŞ

Güneş dünyada yaşayan her canlıya enerji verir; aynı zamanda bize de zarar verebilir.  Güneşin ultraviyole (UV) ışınları güneş yanıklarına ve cilt kanserine sebep olabilir.

Cilt kanserinin asıl sebebi güneştir.  Bu yıl da milyonlarca cilt kanseri vakası çıkacaktır.  Cilt kanseri çocuk ve gençlerde de görülmesine rağmen cilt kanseri genellikle yaşlılarda görülür.  Yaşlı kişilerde görülmesinin nedeni yaşamlarında uzun süreyle ciltlerine uygun olmayacak seviyede ışınlara maruz kalmalarıdır.  Cildiniz her güneş yanığını ve her bronzlaşmayı hatırlar.

Tüm cilt kanserleri zararlıdır ve bazıları – özellikle melanom – eğer tedavi edilmezse ölümcül olabilir.  Melanom 25- 34 yaş arası kadınlarda en sık görülen ikinci kanserdir.  Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde güneşe maruz kalma cilt kanserine yol açar.

Bebeğinizin cildi çok hassastır ve onu korumak sizin görevinizdir.  Güneş yanıkları acıtır.  Güneş yanıkları aynı zamanda susuzluğa ve ateşe de sebep olur.  Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak ve yanmak sadece cilt kanserine değil aynı zamanda kırışıklıklara ve gözlerde katarakta sebep olmaktadır.
Güneşe maruz kalışımızın %60- 80’i 18 yaşından önce olmaktadır.  Bunun nedeni de özellikle yaz aylarında çocukların yetişkinlerden daha çok açık havada bulunmalarıdır.

GÜNEŞ YANIKLARININ TEHLİKELERİ

Araştırmalara göre çocukluk döneminde iki veya daha çok ciddi güneş yanıklarının olması daha sonra cilt kanseri olma riskini arttırmaktadır.  Bu yüzden bebekleri ve çocukları güneşten korumak çok önemlidir.

Bebeğin hassas cildi bir yetişkinin cildinden incedir.  Bu yüzden bebekler yetişkinlerden daha kolay yanarlar.  Hatta doğal olarak koyu tenli bebeklerin bile korunması gerekmektedir.

Bebeğinizi korumak size kalmıştır.  Bebek size sıcakladığını veya yanmaya başladığını söyleyemez.  Bebeğiniz güneşin altından gölge bir yere sizin yardımınız olmadan geçemez.


PEKİ BEBEĞİNİZİ NASIL KORUYACAKSINIZ?

Bebeğinizi şimdi güneş yanıklarından, daha sonra da cilt kanserinden korumak için aşağıdaki basit kuralları uygulayınız:6 aydan küçük bebeklerin direk güneş ışınlarından korunması gerekmektedir.  Bebeğinizi gölgeye, ağaç veya şemsiye altına yerleştirin.

Bebeğinizi tüm vücudu kapanacak şekilde, ancak rahat giydirin.  Örneğin; hafif uzun pantolon, uzun kollu tişört ve gölge yapan ve kulakları örten şapkalar.

Sıkı dokunmuş kumaştan kıyafetler seçin.  Genellikle sık örülmüş kıyafetler geniş örülmüş kıyafetlerden daha iyi korurlar.  Eğer kumaşın ne kadar sıkı örüldüğüne karar veremiyorsanız, kıyafeti bir ışığa veya pencereye tutun ve ne kadar ışık geçtiğine bakın.  Az ışık geçen daha iyidir.  Pamuktan yapılmış kıyafet hem serin tutar hem de korur.

UNUTMAYIN…

Güneş ışınları saat 10.00 ile 16.00 arası en güçlüdür.  Bu saatler arasında bebeğinizi güneşten uzak tutmaya çalışın.
Güneşin zararlı UV ışınları kar, beton ve kumdan yansır.  Özellikle bu tür yerlerde daha dikkatli olun.
Çoğu güneş ışını bulutların arasından geçebilir.  Bu yüzden bulutlu günlerde de güneş kremi sürün.


BEBEĞİNİZ İÇİN GÜNEŞ KREMİ

Çocuklar için yapılmış bir güneş kremi seçin. 
6 ay altı bebekler için güneş kremi sadece sınırlı bölgelerde kullanılabilir. 

Bu bölgeler: yüz ve ellerin üstü; tabii ki gölge ve kıyafet yoksa.  6 ay ve üstü bebekler içinse güneş kremini sürmeden önce sırtında küçük bir alana güneş kreminden herhangi bir tepki olur mu diye test etmek gerekebilir.  Daha sonra (sorun çıkmadığı takdirde) tüm vücundundaki açık bölgelere,  göz çevresine çok dikkatli olacak şekilde sürünüz. 

    1. Göz kapaklarına uygulamayın.  Eğer bebeğiniz güneş kremini gözüne bulaştırırsa gözünü ve ellerini nemli bezel silin.  Eğer güneş kremi kaşındırırsa başka bir marka veya titanium dioksitli veya çinko oksitli güneş kremi kullanın.  Eğer kaşıntı büyürse, çocuk uzmanınızla konuşun.
    2. Güneş kremi seçerken hem UVA hem de UVB ışınlarından koruyan bir krem seçiniz.  30-40  koruma faktörü çoğu zaman işe yarayacaktır.
    3. Güneş kremini ovarak kullanınız.  Dışarıda kalan özellikle yüz, burun, kulak ve ellerin hatta diz arkalarının bile güneş kremiyle örtüldüğünden emin olun.  Dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürün.  Güneş kreminin cilde işlemesi için
    4. zaman gerekmektedir.  Güneş kremini sıkça uygulayın özellikle bebeğiniz suda oynuyorsa.  
    • Çinko oksit (pişik kremindeki madde) çok etkili bir güneş kremidir.  Yanaklarda, burunda, omuzlarda ve kulak üstlerinde ekstra koruma için kullanılabilir.

    UNUTMAYIN…

    Güneş kremi güneşten korunmak için kullanılmalıdır, güneşte daha çok kalmak için değil.

    GÜNEŞ YANIKLARI TEHLİKELİ OLABİLİR, YANIK OLURSA NELER YAPMALISINIZ?

    Eğer bebeğinizde güneş yanığı olursa ve 1 yaşından küçükse bizlere danışınız.  Ciddi bir yanık acil olabilir.  Eğer bebeğiniz 1 yaşından büyükse ve yanıkla birlikte su toplanması, acı veya ateş varsa çocuk uzmanınıza danışmalısınız.

    UNUTMAYIN…

      • Güneş yanıklarından uzak durunuz – bebeğiniz için zararlı olabilir.
      • Eğer bebeğiniz güneş yanığı olursa, sıvı kaybını önlemek için bol bol su veya meyve suyu veriniz.
      • Serin suyla ıslatmak bebeğinizin cildini daha iyi hissettirebilir. 
      • Doktorunuz söylemediği sürece bebeğinizin cildine ilaçlı kremler sürmeyin.
      • Güneş yanığı tamamen iyileşmediği sürece bebeğinizi güneşten uzak tutunuz.

      İYİ ÖRNEK OLUN

      Güneşten korunmayı normal ailece adet edin. Çocukların taklit ederek öğrendiklerini düşünürsek, siz kendinize güneş kremi uygulayarak bile mükemmel bir model olabilirsiniz.  Tüm aile bireylerine güneşten nasıl korunacaklarını öğretin yaşlarına uygun şekilde öğretin.

      GÜNEŞ ve MİTLER

      Mit: Bronzlaşma bebeğiniz için iyidir.
      Gerçek: Bronzlaşma cilt hasarının belirtisidir.

      Mit: Bebekler bulutlu bir günde yanmazlar.
      Gerçek: Çoğu güneş ışınları bulutlardan geçebilir ve yanıklara sebep olur.

      Mit: Bebek yağı iyi bir güneş kremidir.
      Gerçek: Bebek yağı cildin yanmasını hızlandırır ve hiçbir koruma sağlamaz.
      Mit: Bebeklerin güneşten gelen vitaminlere ihtiyacı vardır.
      Gerçek: Uygun ve dengeli bir diyet ve minimum güneş ışığı bebekler içi gerekli tüm vitaminleri sağlar.

      Oynayan çocuklarda sıcak çarpması

      Hava sıcaklığı, nem ve radyasyonun yüksek olduğu günlerde dışarıda oynanan oyunlar veya spor 15 dakika ile kısıtlanmalı.
      Daha sıcak bir bölgeye gittiğinizde veya ağır egzersiz programlarının başlangıcında, egzersiz süresi ve ağırlığı hafiften başlayıp, 10-14 günlük süre içinde gittikçe arttırılmalı.
      Uzun sürecek egzersizlerden önce çocuğa bol bol sıvı verilmeli. Egzersiz sırasında da aralıklı olarak, örneğin, her 20 dakikada bir susuzluk hissetmese bile1 bardak su içilmeli.
      Giysiler açık renkli, hafif ve ter çekebilecek dokumada olmalı. Terle iyice ıslanan giysiler değiştirilmeli.

      SU GÜVENLİĞİ:  HAVUZ, DENİZ, ŞİŞME BOT vs  vs vs

      Çocuğu asla havuz yanında yalnız bırakmayın, bir an bile!
      Evinizde havuz varsa, etrafını mutlaka file ile çevirin.

      Şişen yüzmeye yardımcı kolluklara güvenmeyin, can yeleğinin yerini asla tutmaz, çocuğa yalancı bir güvenlik hissi verir.
      Çocuklar 4 yaşından önce gelişimsel olarak yüzme derslerine hazır değildirler. 4 yaşından önce alınan dersler boğulma riskini azaltmaz.
      Ne zaman bir bebek veya oyun çocuğu havuzda olsa, bir erişkin mutlaka çocuğa bir kol boyu uzaklıkta, yanında olmalı

      Bot güvenliği

      Çocuğunuz botta mutlaka can yeleği giymeli.
      Çocuğunuza kendi başına can yeleği giymeyi öğretin.
      Can yeleğinin çocuğunuzun üstüne uygun olduğundan emin olun. Ceket çok bol olmamalı, önerildiği gibi tüm kemerler takılmalı.
      Şişen simitler, kolluklar, oyuncaklara güvenilmemeli, asla can yeleği yerine kullanılmamalı.
      Büyükler hem kendi güvenlikleri, hem de çocuklara iyi örnek olmak için can yeleği giymeli.

      ISIRIKLAR:  Sivrisinekler, arılar vs  vs  vs

      Çocuğunuza kokulu sabun, parfüm veya saç jölesi kullanmayın. Parlak renkli ve çiçekli desenleri olan giysiler gidirmekten kaçının.

      Böceklerin yuvalarının olduğu, üredikleri, su birikintileri, üzeri açık yiyecek maddeleri ve çiçek açmış bahçelerden uzak durun.
      Görünen bir arı iğnesini ciltten çıkarmak için, bir cımbız kullanın.

      Yolculuk güvenliği

      Araba koltuğunun kemerlerini ve emniyet kemerini takın.
      Atıştırmak için yiyecek, su, ilk yardım çantası ve çocuğunuzun kullandığı ilaçları yanınıza alın.
      Sıcak havalarda seyahat ederken arabanızın klimasını bebeğe gelmeyecek şekilde çalıştırmanızda sakınca yoktur.
      Çocuğunuzu her zaman arka koltuğa koyun. Çünkü orası en sık çarpma şekli olan kafa çarpmaları için en uzak ve en güvenli yer.

      Uçak yolculuğu:

      Uçuşların çok kalabalık olmadığı saatleri tercih edin.
      Ellerinizi sık sık yıkayın; yanınızda antibakteriyal özelliği olan ıslak mendillerden bulundurun.   
      Yakınınızda nezleli bir kişi oturuyorsa ve başka boş yerler varsa uzaklaşın.

      Mutlaka uçağın kalkış ve inişlerinde bebeğinizi kucağınıza alın ve ona da kemer takın.   
      Kulak ağrısını önlemek için kalkış ve inişlerde ya emzirin ya da biberon verin. Emme hareketi orta kulak basınçlarının eşitlenmesini kolaylaştırır ve bebeği rahatlatır.   
      Bebeğinizin ciddi tıbbi sorunları varsa çocuk doktoruna danışın ve havayollarına haber verin.
      Yolculuğa çıkarken yanınıza ateş düşürücü şurup,  böcek  sokması için krem, koruma faktörü en az 15 SPF olan güneş kreminizi  almayı unutmayın.

      Hazırlayan ve Sunan

      Dr Gülnihal Şarman

OKUL BAŞARISINDA BESLENMENİN ÖNEMİ

Öğrencinin beslenmesi okul başarısında çok önemli bir yere sahip olan ancak genellikle arka planda kalan bir konudur. Özellikle kahvaltı, tüm gece aç kalan vücudumuzun tükenmiş olan stoklarını doldurmak için çok gerekli bir öğündür. Çocuğunuzu okula kahvaltı yaptırmadan göndermek, elektronik bir aleti şarj etmeden  kullanmaya çalışmak gibidir. Eğer çocuğunuz okula aç gidiyorsa, öğle yemeğine kadar geçen sürede kendi enerji depolarından yemek zorunda kalacaktır. Bu depoları harekete geçiren stres hormonları, aynı zamanda onu yorgun, huzursuz ve sinirli yapar. Öğrenmesi zorlaşacağı gibi, davranışları da olumsuz etkilenebilir.

 Nörotransmitterlere etkilidir. Dietin bu iki tip proteini dengeli olarak içermesi çocuğunuzun davranışlarına ve öğrenmesine etki eder. Örneğin tirozin içeren deniz ürünleri, soya, et, yumurta, süt ürünleri beyini uyarırlar. Triptofan içeren hamur işleri, fındık, ceviz, badem, susam ve baklagilleri ise rahatlık vericidirler. Kahvaltı, dengeli miktarda protein ve karbohidrat içermelidir.

Kan şekerinde ani yükselmeler yaratacak şekerli besinler ya da meyve suları pankreasın çok insulin salgılamasına ve kan şekerinin aniden düşmesine neden olabilirler. Bu da çocuğunuzun genel haline, davranışlarına ve öğrenme isteğine etki edecektir. Kompleks karbohidratlar denen gruptaki besinler (nişastalı yiyecekler) ve meyveler ise kan şekerinde dalgalanmalar yaratmaz çünkü  emilimleri yavaştır ve kanda sağladıkları enerji düzeyi stabildir (düşük glisemik indeks).


Glisemik indeksi düşük olan yiyecekler;

Meyveler: greyfurt, elma, kiraz, portakal, üzüm

Tahıllar: yulaf ve kepek, makarna, pirinç

Baklagiller: kuru fasulye, barbunya, nohut, mercimek  (patates ve havucun indeksi daha yüksektir)
Süt, yoğurt

Çeşitli araştırmalarda, okulda yüksek not alanlar, dikkatini anlatılana yoğunlaştırabilenler, sınıfta katkıda bulunanlar arasında kahvaltı edenlerin oranı daha fazla bulunmuştur.
Kahvaltı etmeyenler gün boyunca düzensiz yemeye, besleyici olamayan gıdaları seçmeye ya da açlıklarını şekerle bastırmaya daha eğilimli olurlar.

Çocuğunuzun alışkanlıkların sizinkilerden çok etkileneceğini unutmamak gerekir. Kahvaltı alışkanlığı olmayan bir anne babanın çocukları da benzer davranışı benimseyebilir. Oysa her birlikte besin değeri yüksek bir kahvaltıya oturmak çocuklarınızın öğrenmesinde çok olumlu  rol oynayacaktır.

Dr. Pınar Dayanıklı
Çocuk Hastalıkları Uzmanı

ÇOCUKLAR SPORA BAŞLAMADAN ÖNCE

Bir çok çocuk ve genç için değişik sporlarla tanışma zamanı ilköğrenim yıllarıdır. Hareketli ve o zamana dek hep sağlıklı gördüğümüz çocuklarımızın çoğunun spor yapmaya engel olacak bir hastalığı olmayabilir. Ancak bazı kontrollerin yapılması  çocuğunuzun hem spora vücut olarak uygunluğunu hem de ileride o dalda başarisini belirlemeye yardimci olacaktir. 

 Spora başlamadan doktora görünmenin amacı nedir?

Çocuğun belli bir sporu yapmasına engel olacak herhangi bir sağlık sorununun varlığı ancak muayene ve bazı testlerle anlaşılabilir.

 Aileyi ve çocuğu, spor öncesi yapılacak ısınma egzersizleri, stretching hareketleri, doğru beslenme ve emniyet kurallarına uyarak çalışma gibi konularda bilgilendirerek  çocuğun, sporu isteyerek ve verimli bir şekilde yapmasını sağlamak gereklidir.

 Çocuğa, takımdaki diğer oyuncularla ilişkiler konusunda rehber olarak, sporun sadece fiziksel değil, sosyal gelişimine de olumlu etkisi olmasını sağlamalıdır.

Ailenin takıma nasıl destek olacağı anlatılmalıdır.

 Spor öncesi yapılan fizik muayenin  çalışmalar başlamadan en az 3 hafta önce başlaması önerilir. Böylelikle; araya giren bir hastalık için, hem tedavi zamanı kalır, hem de gelişmekte olan kas ve eklemleri  hazırlayacak ön çalışmalar yapılabilir.

 ÇOCUĞUNUZA UYGUN SPOR NEDİR?

Spor, tek başına ya da yarışmalı olarak yapıldığı her iki durumda da çocuğun fiziksel ve sosyal gelişimi için gereklidir. Son 10 yılda sporda güvenlik kavramının önem kazanması, spor tıbbının gelişmesine zemin hazırlamıştır.


Çocuk ve adolesanda dikkat edilmesi gereken bazı konular şunlardır:

Gelişmekte olan kemiklere uygulanacak burucu kuvvetler ciddi hasara neden olabilir. Çocuklar topla oynarlen topun döndürülerek atıldığı durumlarda olduğu gibi.. Çocuklar oyunla gelişirler. Bir gözetmen varlığında, gereken önlemlerin alındığı ve eşit ağırlıkta oyuncuların oynadığı maçlar, bir çocuğun kendine başına gözetimsiz, emniyesiz bir parkta yapacağı herhangi bir aktiviteden daha riskli değildir. Çoğu çocuk seçim kendine bırakıldığında, ruhsal yapısına, kişiliğine uygun bir spor dalını seçecektir. Eğer seçilen spordan memnunsa, çocuğunuz hem fiziksel hem de duygusal olarak bundan faydalanır. Babasının zoruyla futbol takımına giren bir çocuk ise, kendine güvenini tam oturtamaz.Utangaç, sessiz bir çocuğu ‘diğer erkek çocuklar’ gibi olmak için bir takıma sokmak doğru bir yol değildir.

Arkadaşlar tarafından kabul görmek büyüyen çocuklar ve ergenler için çok önemlidir. Bir takım oyuncusu olmak bu yüzden önceliklidir.  Futbol, basketbol gibi takım sporları böyle çocukların sosyal gelişimine; tenis oynamaktan çok daha fazla katkıda bulunacaktır. Dayanıklılık sporları olan yüzme ve atletizm kontakt sporlarından daha güvenlidir. Takım oyunları çocuğunuzun ergenlik dönemindeki sosyal gelişimine katkıda bulunurken, kişisel sporlar daha uzun vadede özgüven sağlar.

Özetle, spor çocuğunuzun hem hoşlanacağı bir aktivite, hem de birşeyler öğrenme aracı olmalıdır. Ailenin doğru yönlendirmesi, ailenin işe karışmasından  daha yararlıdır.

 Güvenlİk önlemleri

 Çoğu okul sporunda çocuklar için gereken önlemler alınır ancak gözetimsiz yapılan bazı aktiviteler; kaykay yapmak, paten yapmak, vb sırasında bu önlemler gözden kaçabilir. Diz, dirsek ve başın zarar görmesini engellemek için kask, ve tamponlar kullanılmalıdır.

Bisiklet sürerken, çocukların sıklıkla üzerine düştüğü gidon ve ara demirler özel tamponlarla sarılabilir.
Spor ayakkabıları: Kısa konçlu, ayakkabılar basketbol ayakkabılarından daha güvenlidir. Uzun süre koşarak oynanan sporlarda (jogging) topuğun iyi yerleştiği rahat bir ayakkabı şarttır. Çocuğunuz sert zeminde koşuyor ( basketbol sahası gibi) ve topuk ağrısından yakınıyorsa, ayakkabının topuğuna yumuşak bir destek yerleştirilebilir. Bu destek, gelişmekte olan kemiklerin zarar görmesini engeller. Genellikle gelişmekte olan çocuklar sert zeminde uzun sure koşmamalıdırlar.  Çim veya toprak zemin bu iş için daha uygundur. Ayak bileğinde daha önce bir hasar olmuşsa, yüksek konçlu ayakkabılar ve bileğin sarılması koruyucu olabilir. Futbol, hokey gibi kontak sporlarında diş koruyucuların takılması da önemlidir.

Dikkat: Trampolin ciddi boyun yaralanmasına ve felce yolaçabilecek tehlikeli bir oyun aracıdır. Okullarda ve bahçelerde kullanılması son derecede risklidir. Kaykay ve paten de benzer şekilde tehlikelidir. Kask, dirseklik, dizlik  ve bileklik takılmadan kullanılmamalıdır.


ISINMA ÖN HAZIRLIK

Forma girmek için oyuna çıkmaktansa, oyuna çıkmadan forma girmek her zaman daha doğrudur. Bu, çocukları özellikle ilgilendiren bir sözdür. Yarışmalı sporlarda 3 hafta öncesinden hazırlanma gereklidir. Vaktinden önce çok yüklenmek, kas ağrıları ve kas zedelnmesiyle sonlanır.
Ergenlik öncesi ve ergenlik yıllarında çocukların kemikleri kaslarından daha hızlı büyür. Bu yüzden önceden stretching denen kas gerici ve gevşetici hareketleri yapmak erişkindekinden daha da önemlidir. Oyundan on dakika önce, gün içinde ise birkaç kez onbeş saniyelik germe hareketleri genç sporcu için çok önem taşır. Bu hazırlıklar çocuğunuzun kaslarının zarar görme riskini azaltır ve atletik performansını arttırır.

Spor öncesi kilo verici diyetler

Takıma uyum nedeniyle uygulanan kısa süreli diyetler çok büyük sorundur. Kilo vücutta iki bölünden kaybedilir: kas ve yağ. Büyüyen çocuklarda kilo, fazlalık yağdan kaybedilmelidir. Çocukların çoğunda, vücudun %5 ila 10’unda yağ fazlası olduğundan, bu miktarda kilo kaybı güvenlidir. Obez bir çocuk daha fazla verebilir, zayıf bir çocuk için bu miktar bile fazla olabilir. Büyüyen çocukta kilo kaybı, kısıtlayıcı bir diyetle değil, hareketle yakılan kalorilerle gerçekleşmelidir.


Ne kadar kilo vermesi zararsızdır?

 Doktorundan çocuğunuzun ne kadar kilo fazlası olduğunu öğrenin.

Ergenlik çağında büyümek için 1800 kaloriyi aldığından emin olun.

Enerji sarfını arttırarak, haftada 1 kg vermesini hedefleyin. Günde iki saat devamlı egzersiz 800-1000 kalori kaybettirir. Eğer çocuğunuz haftada 7000 kalori yakabilirse 1 kg yağ kaybeder. Kısıtlayıcı bir diyet uygulanmazsa, kilo kaybı çocuğun normal gelişimini de etkilemez.

 Bazı sporcular sezon öncesi kilo almak isteyebilirler. Bu doktor kontrolünde yapılmalıdır. Kas kitlesini yaklaşık yarım kilo arttırabilmek için 3000 ekstra kalori gereklidir. Bu noktada alınan ekstra kalorinin limitini belirleyerek, yağa dönüşmesini önlemek gereklidir. Haftada maksimum 700 gram kas ağırlığı arttırılabilir. Kas ağırlığının artması, kasın çalıştırılmasına da bağlıdır. Kas aktivitesi artmadığı takdirde, alınan kalori yağa dönüşür. Doktorunuz deri kalınlığını kol, bel gibi bölgelerde kaliperle ölçerek, kilonun kas ya da yağdan olduğunu anlayabilir.

 Ağırlık kaldırma

Kısa sürede kas yapmayı kolaylaştırdığı için oldukça popüler olan bu spor, genç sporcular arasında göğüs ve kas ağrısıyla doktora başvuranların sayısını arttırmaktadır. Ağırlık kaldırma gözetim altında, bir antrenör tarafından yönlendirilmelidir.

Sık görülen spor yaralanmaları
3 tip spor yaralanması vardır:
1. Burkulma, zorlanma, kırılma
2. Ezilme
3. Aşırı zorlanmaya bağlı yaralanmalar.


Burkulma ve kırılmalar:

Çocuklar ve erişkinlerin arasındaki en önemli fark, kemik uçlarında bulunan ve daha yumuşak olan büyüme plakalarıdır. Bu bölgeler, kemiğe bağlanan bağlara (ligaman) nazaran daha zayıf olduklarından, ani bir zorlanmada (bilek burkulması), büyüme plakası kemikten ayrılabilir. Bu, büyüyen kemiklere özel bir kırık şeklidir. Aynı tip zorlanma, bir erişkinde bağ kopmasına neden olur çünkü büyüme plakası artık yoktur ve en zayıf yapı bağlardır. Büyüme plakasında olan bir kırık, doğru tedavi edilmezse, kemik gelişimi bozulabilir ve o kol veya bacak kısa kalabilir.


Şu durumlarda doktora gitmek zorunludur:

Noktasal hassasiyet: Çocuğunuz bir parmakla acıyan yeri gösteriyor ve ağrıyı küçük bir alanda tarif ediyorsa, altta bir kırık olabilir.

Ağrılı eklem hareketi: Çocuklar ağrıyı hissetmemek için eklemi en konforlu pozisyonda tutmak isterler. Bir dirsek yaralanmasında, kolunu bükerek ve vücuduna yapışık tutarak bir çeşit askıya almayı seçebilir. Genellikle,ağrı, şişlik,hassasiyet ve hareket kısıtlılığı doktora başvurmayı gerektirir.

 Kas zorlanması: Tendon zorlanmasıdır. Sıklıkla sırt, kalça ve uyluk kaslarında görülür. Hafif zorlanmalarda oyuncu, maç sonuna dek devam edebilir; ağrı ve hareket kısıtlılığı ertesi güne dek hissedilemeyebilir. Tendon aşırı zorlanmışsa, kas zedelenmiş ve doku içine kanama olmuş olabilir. Bu da hemen şişlik, hareket kısıtlılığı ve ağrı belirtileri verir.

Kramp büyük kasların aniden şiddetli kasılması sonucu ortaya çıkan şiddetli ağrıdır. Genellikle kalça ya da bacakta gerilmeye neden olur. Isı uygulamak ve masaj, krampı geçirir. Ağrı devam etmez ve sporcu aktivitesine devam edebilir.

Ezilme: Bu tip yaralanma en çok futbolda karşı karşıya gelen sporcuların ön uyluk kaslarında meydana gelir. Bu bölgede ağrı ve şişlik olur ve kasın kasılmasıyla artar. Bu belirtiler hemen ya da 24 saat kadar geç ortaya çıkabilir. Omuz ve kalçada da bu tür zedelenmeler olabilir.

Aşırı kullanmaya bağlı hasar: Çocuklarda kemiklerin ucundaki epifiz bölgesi eklemin aşırı kullanıldığı durumlarda iltihabi reaksiyonlara açıktır. Bu yüzden ağrıları sadece koşarken, ya da sadece topu atarken olabilir.
Koşma Ağrıları :Koşma kaslarının iltihabi reaksiyonu ve şişmesi sonucu oluşur. Kasların formda olmamasından, sert yüzeylerde koşmaktan ve yanlış koşma tekniğinden kaynaklanır. Aileler, çocuklarının yaptığı sporda kullanılan esas kemik ya da kasın şikayetlerinde hemen doktora başvurmalıdır. Performansta azalma, kas-kemik yaralanmasından olabilir. Eklem rahatsızlıkları üstüne gidildikçe kötüleşir ve kalıcı kısıtlılıklara neden olabilir.

Spor yaralanmalarında tedavi

Buz, bası, yukarı kaldırma, destek

Buz, kas spazmını, lokal ağrıyı, kanama ve şişliği azaltır. Etkilenen bögeye 20 dakika süreyle kumaşa veya havluya sarılı buz uygulanabilir. Buz hiçbir zaman direkt deriye uygulanmamalıdır.

Bası, elastik bandajla uygulanacak basınç kas veya eklem yaralanmasına bağlı şişliği azaltır. Kalpten en uzak noktadan başlayarak sarmaya başlamalıdır. Aksi takdirde aşağıda kalan bölgede ödem gelişebilir. Bandaj, içine bir parmak girecek sıkılıkta olmalıdır. Bandajın alt tarafındaki el veya ayak parmakları şişmeye, morarmaya ya da duyarsızlaşmaya başlarsa, bandaj çok sıkı demektir.

Etkilenen kol veya bacağı 15 cm yukarı kaldırma şişliği önler. Çocuk, en konforlu bulduğu pozisyonda kol veya bacağını bükerek tutacaktır.

Askı, koltuk değneği ya da alçı hem ağrıyı azaltır, hem de gereksiz hareketi ve ağırlık bindirmeyi önleyerek iyileşmeyi hızlandırır. Boyun veya omurga yaralanması düşünüldüğünde, çocuk yerinden oynatılmamalıdır. Ona hareket etmeden beklemesi söylenmeli ve yardım çağrılmalıdır.

Kas yaralanmalarında doğru ilk yardım, kasta daha fazla yırtılmayı önler ve kasa kanamayı minimuma indirir. Kas içine bol kanama olması, iyileşmeyi geciktirir.

Rehabilitasyon. Dinlendirip, o kası unutmak çocuklarda geçerli bir metod olamaz. O spora uygun olarak geliştirilen kasın kullanılmaması, atrofiye yani kas erimesine neden olur. Bu da spor sırasında kasın tekrar zarar görmesini kolaylaştırır. Bir sporcunun kası, 4 gün kullanılmadığı takdirde, kuvveti azalmaya başlar. Bu nedenle kas ve kemik yaralanmalarında rehabilitasyon şarttır.

Rehabilitasyon etkilenen uzvun hareket yeteneğini ve kuvvetini eski haline getirmek için yapılır. Böyle bir program, evde, hastane veya okuldaki fizyoterapi  bölümünde uygulanabilir. Önce ısı uygulaması,(duş veya jakuzide) sonra kas egzersizlerinden oluşur.Önce izometrik (eklemi oynatmadan pasif olarak kasılma hareketleri), sonra izotonik (hafif ağırlık kaldırarak) hareketler yapılır. Eklemde ağrı biter bitmez kuvvet egzersizlerine başlanabilir. Ağrı, vücudun henüz kullanılmaya hazır olmadığının sinyalidir. Ergenler, takıma dönmeyerek takım arkadaşlarına haksızlık ettiklerini düşünür, acele ederler. Bu durumda doktorun, kas kuvvetinin yeniden sağlandığı ve ağrısız hareketin mümkün olduğu durumda yeniden spora başlayabileceğini genç sporcuya söylemesi gereklidir.

Dr. Pınar Dayanıklı
Çocuk Hastalıkları Uzmanı

ÇOCUĞUNUZ İSTEKLİ YEMİYORSA

Ek gıdalara geçilen 6 aydan sonraki dönemde ailelerin en önemli amacı çocuğa pütürlü gıdaları kabul ettirmek, yardımsız yemeğe alıştırabilmek ve bu arada da yeterli beslenerek büyümesini sağlamak olmalıdır. Özellikle 1-3 yaş dönemi, çocukların büyüme hızlarının yavaşladığı ve buna bağlı olarak da  yemek gereksiniminin azaldığı bir dönemdir. Yürümeyi keşfeden, dikkati çok farklı yerlere dağılabilen çocuğu beslenmek için masa başında tutabilmek gerçekten zordur. Bu nedenle de beslenme zamanları bazı anneler için korkuyla beklenen anlardır.

Bu yaştaki çocukların günde  1000-1300 kaloriye gereksinimleri vardır. Birgün çok iştahlı yiyip, ertesi gün günlerdir toklarmış gibi oruç tutmaları  doğaldır. Bir diğer günü sadece meyve ve ekmek, veya sadece sütle geçirebilirler.

Günlük değil haftalık dengeli beslenmeyi hedeflemek en doğrusudur. Haftalık ortalama yiyecek miktarının ne olması gerektiğini doktorunuza danışabilirsiniz. Çocuklar ailelerin severek yediği besinleri benimserler. Kesinlikle balık pişirilmeyen ve yenmeyen bir evin çocuğu balığa alışamayabilir. Unutmayın ki yeni bir tada alışması için çocukların belki on kez aynı besini görmeleri gerekir. Hiç kahvaltı alışkanlığı olmayan bir evin çocuğu asla kahvaltıda ekmek peynir yemeyebilir. Bu yüzden çocuğunuza davranışlarda olduğu gibi beslenmede de örnek olmanız gerektiğini unutmamalısınız.

Yemeği daha cazip hale getirecek farklı uygulamalar, çocuğunuzun kendi başına yeme isteğini arttırabilir.

Tabağı çeşitlendirin; birkaç bölmeli tabaklardan seçin ve her bölüme değişik besinler koyun. Bazen değişiklik yapıp küçük kek kalıplarını bile kullanabilirsiniz.

Yiyeceklere oyuncaklı isimler takın: Elma yarımayları, muzdan tekerlekler, salatadan kanolar, brokoliden ağaçlar, havuçtan kılıçlar, peynirden legolar, katı yumurta akından kayıklar, vb.. Bu yiyecekleri ulaşabileceği bir masanın üzerine koyarak, atıştırmasını sağlayabilirsiniz.

Batırmalarını sağlayın: Çocuklar yiyeceklerini birşeye batırmayı çok eğlenceli bulurlar. Krem peynir,  marmelat, yoğurt, sebze püresi  bu iş için uygun seçenekler olabilir. Aynı yiyecekleri ekmek, pide , kraker , krep ya da omlet üzerine sürmeyi de sevebilirler..

Karıştırın: Yemekten çok içmeyi sevenlere, sebze ve meyveleri karıştıracağınız bir kokteyl hazırlamak mümkün. Bunu beraber yaparsanız daha da eğlenceli olacaktır. Besin değerini arttırmak için süt, yoğurt, bal eklenebilir ve bu karışım  kamışla içilebilir. Yumurta çiğ olarak asla eklenmemelidir.

Doğrayın: Sandviçleri, omleti, krepi, küçük değişik şekilli parçalara kesmek cazip kılabilir. Bu iş için kurabiye kalıplarınızı kullanabilirsiniz.

Şık paket yapın: Değişik bir tabak, dondurma külahı, farklı şekilde bir bardak gibi ilginç kaplar çocuğunuzun içindekine merakını arttırabilir.

Sebzeyi sevdirmek için: Günlük sebze gereksinimi 3-5 porsiyondur. Bir porsiyon her yıl için 1 yemek kaşığına eşittir. Örneğin 2 yaşındaki bir çocuğun bir porsiyonu 2 yemek kaşığıdır. Günde 6-10 yemek kaşığı toplam sebze yemesi yeterlidir.

Çocuğunuzun sebze alımını arttırmak için:

Sebzeleri sevdiği yemeklerin içine karıştırınü

Sosa bulayın ya da sosa batırarak yemesini sağlayın

Yeşilleri buharda pişirin; hem daha sert, hem daha yeşil kalırlar

Sebzelerle şekiller yapın.. mücver  veya omlet üzerine zeytinlerle gözler, mantarla burun, biberle kulak yapmak gibi..

Yaratıcı olun.. Brokoli veya ıspanak üzerine peynir koyduğunuzda ‘ağaçlara kar yağmış’ diyebilirsiniz.

İştahlı yemek yiyen bir yemek arkadaşı bulun: Çocuklar yaşıtlarının hareketlerinden etkilenirler.

Yemek miktarını arttıramıyorsanız  kalorisi yüksek gıdaları seçin: makarna, brokoli, pirinç, patates, peynir, tavuk, yumurta, avokado, bal kabağı, barbunya fasulye yoğurt gibi..

Çocuğunuzun yeterli beslendiğinin en iyi göstergesi kilo ve boyunun yaşına uygun sınırlar içinde olmasıdır. Onun doygunluk belirtilerini öğrenmek ve ısrarcı olmamak kişilik oluşumunda önemli olduğu gibi, ileride yeme bozukluklarını ve obeziteyi de engelleyecektir

Dr. Pınar Dayanıklı
Çocuk Hastalıkları Uzmanı