BEBEĞİMİN İLK OYUNLARI (0-12 Ay)
Bu yazı bebeğinizin neler yapabileceğini fark edip, onunla geçireceğiniz zamanları keyifli bir hale getirmeniz ve bebeğinizin gelişimine minik oyunlarla olumlu katkılarda bulunabilmeniz amacıyla yazılmıştır.
Dünyaya yeni gelen bebeğiniz, sadece fizyolojik ihtiyaçlarından ötürü sizinle ilişkiye giriyormuş gibi görünse de; aslında sosyal ve ruhsal anlamda da özel ilgiye ihtiyaç duyar. Toplumsal bir varlık olduğunu size hissettirerek çevresinde ona ilgi gösteren kişileri arar. Özellikle de çevresinden göreceği ilgi onu çok daha mutlu eder.
Bebeğinizin sizinle geçirdiği anları keyifli hale dönüştürmek ve gelişiminde olumlu etkiler sağlayabilmek için onunla minik oyunlar yapabilirsiniz.
BAŞLAMADAN KÜÇÜK BİR NOT!!!
Bu oyunların tamamı sırasında melodik sessinizle çocuğunuza eşlik etmek, onun çıkardığı sesleri taklit etmek keyfinizi ve veriminizi arttıracaktır. Güler yüzlü olmanız, bebeğinize sözel ve davranışsal olumlu tepkiler vermeniz hem onun hem de sizin motivasyonunuzu arttıracaktır. Öğrenme süreci, eğlenceli olursa kalıcı-verimli olur. Bu oyunların hiçbirisi “ders” ya da “çalışma” gibi yapılmamalıdır. Günlük yaşamın akışı içinde, bebeğinizle ilişkinizde kendinizi ve bebeğinizi “yapabilir” hissettiğinizde uygulanacak oyunlardır. Anne babalık her şey kadar spontanlığa da ihtiyaç duyulan bir yaşantıdır.
YAŞAM BİR OYUN ALANIDIR:
Yeni doğmuş olan bebeğiniz ilk bir buçuk ayda hem psikolojik hem de fizyolojik olarak çevreye adapte olmaya çalışacağından zamanının büyük bir bölümünü uyuyarak geçirir. Uyanık olduğu zamanlarda da sesleri dikkatle dinleyip ona eğilen yüzlere dikkatle bakmaya başlar. Bebeğiniz yüzüstü yatar pozisyondayken çevresine uyarıcılar yerleştirerek başını kaldırabilmesine yönelik çalışmalar yaptırabilirsiniz. Bu dönemde çok fazla oyuncağın aynı anda etrafta olması yerine bebeğinizin dikkatini çeken birkaç ufak oyuncağı onun yakınına koymak dikkat kalitesinin artması açısından önemlidir. Yine bu dönemde aniden yüksek ses çıkartan oyuncaklardan ve aniden harekete geçen oyuncaklardan kaçınmalıdır. Bu döneminde bebeğinize yumuşak tonlarda şarkılar mırıldanabilir, yüz mimikleri yapabilir, çevresine onun görebileceği şekilde canlı ve ana renklerden oluşmuş oyuncaklar yerleştirerek, başucuna da müzik dönencesi asarak ilgisini çekebilirsiniz. Önemli olan bebeğinize kaliteli uyarıcılar sunabilmektir. Erken doğan bebekler anne karnında tamamlayamadıkları süreyi dışarıda tamamlamaya çalışırlar. Bu nedenle erken doğan bebekler annesinin dışındaki nesnelerle çok ilgilenmeyebilir. Onlara zaman tanımak gerekecektir.
Üçüncü ayından itibaren, destekle oturmaya başlayan, parmaklarının farkına varan bebeğinize tutabileceği çıngıraklar, küçük toplar, eliyle kavrayabileceği nesneler vererek tutma ve bırakma davranışını geliştirmesine, bebeğiniz yüzüstü yatarken oyuncakları uzanarak alabileceği şekilde dikkatini yönlendirerek uzanmasına teşfik edebilirsiniz. El fenerini ve oda ışıklarını yakıp söndürerek bunlara bakmasını sağlayıp çesitli ışık oyunları yapabilirsiniz. Bu tür bir oyun onun nesne takibi becerisini arttıracak ve olaylar ile nesneler arasında ilişki kurmasına yardımcı olacaktır. Belirgin resimlerden oluşan kumaş veya silinebilir plastik kitaplar ile 3. ayın sonunda tanışabilirsiniz. Çıngırakla ve sıkınca ses çıkartan oyuncaklarla nasıl ses çıkarabileceğini çocuğunuza gösterebilirsiniz. Böylece bebeğin kendini meşgul etme becerisi ve keşfetme arzusu uyarılacaktır. Bu dönemde bebeğinizin el-kol koordinasyonu hala çok iyi olmadığı için eline vereceğiniz sert cisimleri yüzüne-başına çarpabilir ve canını acıtabilir. Bu nedenle verdiğiniz cisimleri bu tehlikeyi de düşünerek seçmekte fayda olduğunu düşünüyorum.
Sosyal oyunların önem kazanmaya başladığı dördüncü ayda bebeğinize cee oyunları yaparken ismiyle de seslenip, kendini tanımasında da etkili olarak, onun sizi heyecanla beklemesini ve sonra sizi gördüğü andaki keyfi izleyebilirsiniz. ’Burada bir tavşan varmış, başparmağım vb.’ parmak oyunları oynayarak bebeğinizin sürekli dikkatini canlı tutabilirsiniz. Artık bebeğiniz nesneleri tanımanın bir başka yolunu daha keşfetmiştir: Dokunduğu herşeyi, elini, ayağını ağzına götürmektedir. Bu döneminde diş kaşıyıcılar hayatında yer almaya başlayabilir. Ona vereceğiniz hertürlü nesneyi ağazına götüreceğini her zaman aklınızda tutmak iyi olacaktır. Bu nedenle temizlenebilir nesneleri oyuncak olarak seçmek doğru olacaktır. Seçeceğiniz kumaş oyuncakların içinin farklı dolgu malzemeleri ile (boncuk, elyaf, pamuk vb..) doldurulmuş olması dokunduğu her oyuncaktan farklı dokunsal uyaranlar almasını sağlayacaktır.
Beş aylık olduğunda nesneleri tutup bırakmaya başlayan bebeğinize elden ele geçirebileceği kalın ipler, yumuşak hayvanlar, küçük toplar, çıngıraklar, kumaş veya plastik kitaplar, duplo (büyük boy) lego parçaları verebilirsiniz. Tutabileceği oyuncaklarla al-ver şeklinde oyunlar oynayabilirsiniz. İç içe geçen kovaları çıkartmaya çalışmak, kalın bir sopaya ya da kendi koluna geçirilmiş halkaları dışarı çıkartmaya çalışmak eğlenceli ve geliştirici olacaktır. Bu dönemde nesneleri kavrama becerisini geliştirecek olan tüm tutma bırakma egzersizlerini yapabilirsiniz.
Altıncı ayında tekrarları seven bebeğinizle gıdıklama oyunları yapabilirsiniz. Ona kolaylıkla tutabileceği küçük toplar, mandallar verip beraberce yoğurt kaplarına doldurabilirsiniz. Yaz aylarında banyoda çeşitli plastik su kapları vererek su doldurup boşaltma oyunları ile suyun dinlendirici etkisini bebeğinize de hissettirebilirsiniz. Ellerini kullanarak ses çıkarmaktan hoşlanacağı için davul, zil, kaşık, küçük orglar gibi müzik aletleri eşliğinde şarkılar söyleyebilirsiniz. Boş kavanozlara ya da boş ilaç kutularına çeşitli ses çıkarabilecek objeler atarak (fasülye taneleri, gazoz kapakları, boncuklar) marakas adlı müzik aleti de yapabilirsiniz. Geçen aylarda nesneleri iki eliyle tutarken artık küpleri, legoları, topları vb. oyuncakları tek eliyle tutarak elinden eline geçirerek bu davranışın zevkli bir uğraş olduğunu keşfetmiştir. Bu nedenle üzerinde renkli anlaşılır resimler olan yumuşak küpleri eline verip, o nesnelerin adlarını ona söyleyebilirsiniz. Zıplayan toplarla ya da kurulunca giden oyuncaklarla nesneleri takip etmesini sağlarken bebeğinizin dikkatini de geliştirmiş olursunuz.
Bebeğiniz yedinci aydan itibaren ismini anlamaya başlar karşısına koyabileceğiniz bir ayna ile ismini tekrarladığınızda kendisini tanımasına yardımcı olabilirsiniz. Bu dönemde bebeğiniz duygularınızı net olarak anladığından ona duygularınızı net olarak ifade edebilirsiniz. Tek heceli seslendirmelerine siz de karşılık vererek, onun çıkardığı sesleri tekrarlayarak bebeğinizle bol bol sohbet ederek dil gelişimine de katkıda bulunmuş olursunuz. Seslerini taklit edeceğiniz peluş hayvan oyuncaklar bu dönemde konuşma çabasına destek olacaktır. Oynadığı oyuncakları erişebileceği şekilde uzağına koyarak onu alması için teşfik edebilirsiniz. Böylelikle onu bağımsızlığa heveslendirerek yüreklendirebilirsiniz.
Dokuzuncu ayda bebeğiniz ellerini daha ustaca kullanmaya başladığından siz de ona daha uğraşacağı küçük hayvanlar, fasülye ya da boncukları baş ve işaret parmağı (maşa hareketi) ile tutmayı öğreterek daha uğraştırıcı etkinlikler yaptırabilirsiniz. Telefonla konuşma gibi sosyal oyunlar yapabilirsiniz. Ayna karşısında el sallama ve çırpma, öpücük verme gibi basit taklit hareketleri yapabilirsiniz. Ana renklerden oluşmuş küplerle kuleler yapmaya çalışıp dağıtabilirsiniz ve sonra bunları sayabilirsiniz. Eşyaları atma toplama gibi oyunlar yapabilirsiniz. Bebeğinize tek kahramandan oluşmuş hikâye kitaplarıyla, her bir sayfayı tek cümleyle ifade edebileceğiniz kısa kısa hikâyecikler (sabah olmuş, çocuk uyanmış giyinmiş, yemek yemiş, parka gitmiş vb.) anlatabilirsiniz. Yine bu dönemde sözlük tarzı kitaplara bakmaya, sayfalarını çevirmek için çaba harcamaya başlamanın zamanı gelmiştir. Her sayfada bebeğinizi günlük hayta da sık sık gördüğü bir-iki nesneyi gösterip adını söylemek keyifli olacaktı. Bu onun dikkatini yoğunlaştırma becerisini de güçlendirecektir. Hayvan resimleri ve onların seslerini taklit etmek de iyi bir başlangıç olabilir.
On ikinci ayda kendi keşfedeceği sesleri duymak çok hoşuna gideceğinden düğmesine basılınca veya ipi çekilince açılan, ses çıkaran oyuncaklar, hacıyatmaz, onu tekrar aynı eylemi yapmaya yönlendirecektir. Renkli halkalar alıp onları bebeğinizin bileğine takmak ve bebeğinizin onları çıkarmasını ve takmaya çalışmasını beklemek gibi oyunlar yapabilirsiniz. Halkaların büyüklük sırasını önemsemeden ve sadece renklerini söyleyerek ya da sadece sayarak onları çıkartmaya-takmaya çalışmak keyifli olabilir. Şekil kovası ile şekilleri tam doğru yere atmasını beklemeden yardımla kovanın içine atma davranışını kazandırıp aynı zamanda da yavaş yavaş eşleme kavramına da başlamış olursunuz. Ancak size önerimiz şekil kovasının kapağının açıldığını bebeğinize pak belli etmemeniz. Bunu fark eden çoğu bebek şekilleri uygun delikten atmaya çalışmak yerine kapağı açıp, direkt kovanın içine atmayı tercih etmekte.. ?
Unutmayın ki; bebeğinizi doğru şekilde ve doğru anda ne kadar sık, kaliteli uyarıcı ile tanıştırırsanız bebeğinizin gelişimi de o kadar sağlıklı bir şekilde ilerler. Bebeğinizle zaman geçirmek değil, verimli zaman geçirmek önemlidir. Fiziksel sağlığı kadar ruhsal ve zihinsel sağlığı da siz ebeveyninin etkisi altında gelişecektir. Desteklemeden, fırsat tanınmadan öğrenmek-gelişmek zordur. Küçük oyunlar bebeğinizin ve sizin keyifli ve sağlıklı zaman geçirmenizi sağlayacaktır.
|